ÖLÜMÜNÜN 50. YILDÖNÜMÜNDE JOHN STEİNBECK’TEN ETKİLEYİCİ 21 ALINTI

Amerikan Edebiyatının ve 20. yüzyılın önde gelen yazarlarından biri John Steinbeck’i ölümünün 50. yılında saygıyla anarken birbirinden değerli eserlerinden derlediğimiz 21 alıntıyı da sizlerle paylaşacağız.

Oldukça zor ve fakir bir çocukluk geçiren John Steinbeck , Stanford’ta başladığı akademik eğitim hayatını kapıcılık, duvarcılık,    boyacılık yaparak sürdürmeye çalışsa da başarılı olamadı ve eğitim hayatını maddi yetersizlikler nedeniyle yarıda bırakmak zorunda kaldı. Ancak öğrencilik yıllarında edindiği yazma alışkanlığı sayesinde tüm hayatı değişti ve çağımızın halen en çok okunan yazarları arasında yer edindi. Irgatlık ve işçilik yaparken edindiği deneyimler sayesinde eserlerinde oldukça işçilerin hayatını realist bir dille bize aktaran Steinbeck, Amerikan çalışma sistemine de sert eleştirilerini yapmaktan geri durmadı.Kitaplarının onlarca dilde çevirisi yapıldı ve birçoğu sinemaya uyarlandı. Sözü fazla uzatmadan sizi 21 Steinbeck alıntısıyla başbaşa bırakalım.

1. El değmemiş kar ya da kırağının üstünde yürümek bana çocukluğumdan beri hep garip bir heyecan vermiştir. Yeni bir dünyaya ilk giren kişi olmak gibi, pak, yeni, hiç kullanılmamış, kirletilmemiş bir şeyi keşfetmekten gelen derin, tatmin edici bir his.(Kaygılarımıızın Kışı)

2. İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur.Zaten bu ikisi pek birlikte olmuyor gibi…(Fareler ve İnsanlar)

3. Birçok tarihlerin de yazdığı gibi, en büyük iyilikleri yapacak güçte ruhlar, en büyük kötülükleri de yapabilirler. Kimi papazlardan daha dinsizi var mıdır? En masum bakireler gerçekte en günahkar olanlar değil midir? Bu, yalnızca bir görüş sorunundan başka bir şey değildir.(Yukarı Mahalle)

4. Kitaplar bir halta yaramaz. İnsanın birine ihtiyacı vardır, birine yakın olmak ister.” İnler gibi devam etti. “Kimsesi yoksa delirir insan. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında biri olsun. İnanın bana, insan fazla yalnız kaldı mı, hastalanır.(Fareler ve İnsanlar)

5. Uykuyla dinlenemeyecek kadar yorgunum artık. (Gazap Üzümleri)

6. İnsan olmak kolay değildir, hele ki ‘insanca’ yaşanabilecek bir toplum düzeni yoksa! (Fareler ve İnsanlar)

John Malkovich ve Gary Sinise “Of Mice and Man” film setinden

7. Ta beşikten mezara dolandırıldığımızı biliyoruz. Yine de yaşamı sürdürüyoruz. (İnci)

8. Tasarlamak gerçek bir şeydir; açığa vurulmuş düşler, denenmiş demektir. Bir hayal bir kere düşünülmeye görsün, öbür gerçeklerin arasındaki yerini alır ve bir daha asla yıkılmaz ama kolaylıkla saldırıya uğrayabilir. (İnci)

9. Gamlı bir ruh, insanı bir mikroptan çok daha hızlı öldürür.(Köpeğim Charley ile Amerika yollarında)

10. İnsan üretmeden tüketen tek yaratıktır. Süt vermez, yumurta yumurtlamaz, sabanı çekecek gücü yoktur, tavşan yakalayacak kadar hızlı koşamaz. Gene de tüm hayvanların efendisidir. Hayvanları çalıştırır, karşılığında onlara ölmeyecekleri kadar yiyecek verir, geri kalanını kendine ayırır. (Fareler ve İnsanlar)

11. Belli bir düşünce biçimine alışınca, uzun yıllar bırakmadığımız gibi, bir yere alıştığımızda da bırakıp gitmek çok zor olur.(Gazap Üzümleri)

12. Bir şey görünce bile onu gördüğünden tam emin olamaz gösterecek kimsesi olmadığından. (Fareler ve İnsanlar)

Fareler ve İnsanlar filminden bir afiş
13.)Konuşma alışkanlıktan başka neydi ki; sözsüz de anlaşabilirdi insanlar… (İnci)

14.)Bir şeyi aşırı istemek iyi değildi. Sırf bu yüzden bir şeyin olacağı varsa bile olmazdı. İnsanın isteği dozunda olmalıydı…(İnci)

15. İnsanlar ya gitmiş ya da değişmişlerdi, ki değişmek gitmek gibiydi neredeyse… (Tatlı Perşembe)

16. Matematikte, şiirde veye müzikte hile yapamazsın çünkü bunlar gerçek üzerine kurulmuştur. Yalan ve hile yabancıdır. Yeri yoktur…(Tatlı Perşembe)

17. Dünyanın her yerinde herkesin yenileceği bir yer var. Bazılarını yenilgi yıkar, bazılarıysa zaferle küçülür, bayağılaşırlar. Büyüklük hem yenilgiyi hem de zaferi kabullenebilen kişilerde yaşar…(Yukarı Mahalle)
18. Sosyalizm köklerini Amerika’da bulamaz; çünkü fakirler burada kendilerini sömürülen bir sınıf olarak değil, geçici olarak sıkıntı yaşayan milyonerler olarak görmektedir.
19. Vardığım kanaat odur ki büyük bir öğretmen büyük bir sanatkardır ve diğer büyük sanatkarlar gibi onlardan da az sayıda vardır. Hatta çalışma sahası insan aklı ve ruhu olduğu için öğretmenlik sanatların en büyüğü bile olabilir.
20. Hiç kimse akıl almak istemez, istedikleri sadece teyit edilmektir.
21. Hiçbir insan diğer insanları gerçekten anlayamaz. Elinden en fazla, onların da kendisi gibi olduğunu varsaymak gelir.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.