Türk Sinemasında Kahpe Bizans Algısı

Türk Sinemasında Yeşilçam’dan beri süregelen klasik bir “Kahpe Bizans” algısı mevcuttur. Yeşilçam’ın ünlü Kara Murat, Battal Gazi, Malkoçoğlu ve Tarkan figürlerinin hikayelerini atlatan filmlerde, düşman olarak hain, sürekli entrika çeviren ve zulmü temsil eden taraf her daim Bizans olmuştur.

Tarihsel olarak Türkiye’nin Bizans’tan her daim uzak durması, kayda değer araştırma ve etkinliklerin yapılmaması da toplumdaki bu anlayışı her daim perçinlemiştir. Yeşilçam’dan bugüne, Diriliş: Ertuğrul, Fetih 1453 ve türevi yapımlarda da bu algı devam etmiş ve Bizans politik güçleri yılmadan entrika çevirmeye devam etmektedir (!).

https://www.imdb.com/title/tt1184952/mediaviewer/rm1254378240

Türk sinemasındaki bu algının sebepleri aslında bellidir. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan milli kültür ortaya koyma çabası o dönem edebi eserlerle gerçekleşmiş daha sonra da aynı amaç sinema üstünden topluma aksettirilmeye başlanmıştır. Cüneyt Arkın ve Kartal Tibet filmlerinin arka planını bu amaç oluşturmaktadır fakat sektörde bu tarz tarihi filmlerin popülerliğini gören yapımcılar yıllar boyu aynı tarz filmlere devam etmiş ve senaryo olarak aslında çok da farklı olmayan bu filmlerde Bizans hep şeytani özellikleriyle yazılmıştır.

http://m.yukle.mobi/sekil-yukle/?q=battal+gazi+intikamı&page=4

Köylerin basılması, köylülerin sürekli işkence görmesi, yalan, siyasi entrika, savaşta hile Bizans’ın karakteristik özellikleri olarak lanse edilmiş fakat her filmde de Türk kahramana gönlünü kaptırıp mert olan (!) tarafa geçen bir prenses de işlenmiştir. Türklerin Anadolu’ya yerleşirken ve Osmanlı’nın kurulurken Doğu Roma ile yapılan mücadeleler, sinema ve dizi sektöründe hep Türklerin mertliğiyle Anadolu’da barınma mücadelesi olarak lanse edilmiş ve bayağı bir şekilde tarihsel çarpıtma ve algı oluşturulmuştur.

https://www.imdb.com/title/tt1184952/mediaviewer/rm1841580800

Bu algının sebebi Türklerin Bizans’ı Yunan tarihinin bir parçası olarak görmesi ile başlamıştır. Kurtuluş Savaşı’ndaki mücadele, cumhuriyetin ileriki zamanlarında beyaz perdeye Osmanlı-Bizans mücadelesi olarak aktarılmış ve iki kültürün mücadelesine yeni bir boyut getirilmiştir. Türk Tarihçiliği nadir eselerler dışında, Bizans ve Osmanlı kültürlerinin ve devlet geleneklerinin arasındaki etkileşime, Osmanlı’nın Doğu Roma’nın mirasçısı olmasına fazla değinilmemesi sebebiyle, Doğu Roma, Türk toplumunda hiçbir zaman hak ettiği bilinme değerini görmemiş ve hep düşman figür olarak lanse edilmiştir. Bugün en çok izlenen yapımlardan biri olan Diriliş Ertuğrul dizisinde bile, klişeleşmiş hain tekfurlar, entrikalar, mert Türklere âşık olan prensesler işlenmektedir. Senelerden bugüne değişen bir şey olmadığı yapımcılar ve senaristler açısından aşikardır. Aslında bu algıyla dalga geçilmek amacıyla çekilmiş olan Gani Müjde’nin Kahpe Bizans filmi, toplumda bu algıyı maalesef güçlendirmiştir. Üstünde yaşadığımız toprakların en büyük sahiplerinden biri olan ve Türk medeniyetine katkısı reddedilemeyecek olan Doğu Roma ile ilgili algıların yok edilmesi için önce Türk Tarihçiliğinin bu konu üzerine eğilmesi ardında senarist ve yapımcıların bu bilinci kazanması şarttır.

 

Kapak Fotoğrafı: https://mubi.com/tr/films/kahpe-bizans

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.