Modern Ankara’nın Kamusal Mimarı: Clemens Holzmeister

Yeni kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara’da toplumuna ve geniş bir perspektifte tüm Dünya’ya göstermek istediği güçlü, kararlı, etkileyici ulus devlet algısına katkıda bulunmuş önemli isimlerden biri Avusturyalı mimar Clemens Holzmeister.

Birinci Dünya Savaşı ve ardından devam etmiş ulusal bağımsızlık savaşlarının sonunda yeni kurulmuş modern Türkiye’nin başkenti olarak Ankara seçildi. Başkent sıfatını kaybeden İstanbul, bu özelliğini Orta Anadolu’da eski bir taşra şehri Ankara’ya devretti.  Tarihte isminden çok bahsedilmemiş kent, aniden büyük mimari çalışmaların merkezi haline geldi.

images
100. yaş doğum günü için tasarlanmış bir Avusturya posta pulu

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Modern Türkiye’nin modern mimarisi” politikalarının temelinde, inşa edilecek yeni yapılarla birlikte Osmanlı İmparatorluğu’nun algısal varlığını geride bırakmak yatıyordu. Bu nedenle tüm ülkeye örnek olması adına başlatılacak olan ilk çalışmaların merkez üstü başkent Ankara’ydı. Devlet yönetimi bu amaç yolunda uluslararası mimari yarışmalar başlattı ve birçok yabancı mimar Ankara’ya davet edildi. O davetlilerden biri de mimar Holzmeister’dı.

Anton_Josef_Trčka_Clemens_Holzmeister_1926
Mimar Clemens Holzmeister

27 Mart 1886 yılında Avusturya’da doğmuş Holzmeister, Viyana Teknik Yüksek Okulu’nda mimarlık eğitimi aldı. Ardından Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’nde araştırma görevlisi olarak çalışma hayatına başladı. Bu okulda 1938 yılına dek profesör olarak görevini sürdürdü. Çok az sayıda mimarın elde edebileceği bir ayrıcalık olan yeni kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti devletinin yönetim merkezinin en önemli binalarının tasarlanması görevi, Holzmeister’ı o yılların en önemli ve en güçlü mimarlarından biri konumuna getirdi. Holzmeister, tasarladığı kamu yapılarını genç Türk devletinin gücünü ve kararlı kalıcılığını göstermek için anıtsal klasik anlayışın yanı sıra modern mimarlık anlayışı ile tasarlayıp uyguladı. İkinci Dünya Savaşı’nın yaşandığı dönemde Türkiye’ye iltica etmiş Holzmeister, Avusturya’ya 1954 yılında döndü. Mimar, 12 Haziran 1983’te Salzburg’da hayata gözlerini yumdu.

Bir taşra kenti olan Ankara’nın başkent olmasıyla birlikte evrimleşme sürecinde büyük rol oynamış Holzmeister’ın kentte yarattığı mimari değişimi görmemek, deneyimlememek imkansız. 15’ten fazla eserini fiziksel gerçekliğe kavuşturmuş mimar, Türk politikasının kalbinin attığı alanlar yarattı. İşte onlardan bazıları;

Çankaya Köşkü (Cumhurbaşkanlığı köşkü)

AnaGiris.jpg

Pembe Köşk olarak da bilinen Çankaya Köşkü de Holzmeister imzası taşımaktadır. 1930 yılında başlanan yapım çalışmaları 1932 yılında tamamlanmıştır. Atatürk ve sonrasındaki Cumhurbaşkanları Çankaya Köşkü’nü hem konut olarak hem de çalışma binası olarak kullanmışlardır.

İçişleri Bakanlığı

4505

Cephesinde düzenli aralıklarla pek çok pencere ve bu pencerelerin baktığı bir iç avlusu bulunan İçişleri Bakanlığı binası 1930 yılında Holzmeister tarafından tasarlanmış ve yapım çalışmaları 1934 yılına kadar sürmüştür.

Yargıtay

resized_47e05-4ecbyargitay

Cephesinde düzenli aralıklarla çokça pencere barındıran Yargıtay Binası da 1933 yılında Holzmeister tarafından tasarlanmıştır.

Milli Savunma Bakanlığı

verteidigung_2_gr

Holzmeister’ın Ankara’da imzasını attığı ilk yapı 1927 yılında planlamasını tamamladığı Milli Savunma Bakanlığı Binası.

Genelkurmay Başkanlığı

genelkurmay11_785289053

Avusturyalı mimarın buradaki tasarımı Milli Savunma Bakanlığı için kullandığı tasarım diline benzerdir.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası

1947845

Güven Anıtı

guvenpark

Güven Park’ta yer alan ve Türk Emniyet güçlerine atfedilen bu anıt da 1934 yılında Holzmeister tarafından tasarlanmış ve Avusturyalı Heykeltıraş Anton Hanak tarafından yapılmıştır.

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı

123285

Emlak Kredi Bankası

emlak_gr

Avusturya Büyükelçiliği

oebotschaft_1_gr

Klasik bir Avusturya mimarisi örneğidir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (III.)

Turkish_Parliament_Building

“…üslûbunun mükemmelliyeti, haricî tutumunun âhengi ve yirminci asrın icabatını ve Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını tecessüm ettirecek bir âbide” olarak tasarlanmış ve yapımına 1938’de başlanmasına karşın 1963’te açılmış yeni parlamento binası projesini bizzat Atatürk’ün kendisi seçmiştir.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.