Yeraltı Dünyası Cinayetleri Serisi: Uğur Kılıç Cinayeti

Bu yazı serimizde Türkiye’nin karanlık dünyasının , mafya ve yeraltı dünyasının, işin içinde etkin rol oynadığı cinayetleri, olayların gelişimini ve perde arkasını konu alacağız. İlk yazımızda 1995′ te Uludağ’ da öldürülen ünlü mafya “Baba” lakaplı Dündar Kılıç’ın kızı Uğur Kılıç cinayetini inceleyeceğiz.

Yıl 1965. Son Kabadayı Dündar Kılıç’ın Ankara yılları. İlk eşinden 12 Eylül günü bir kız çocuğu sahibi oluyor. Adını Uğur koyuyor.Baba Dündar Kılıç kızının tahsilli , eli kalem tutan biri olmasını istese ve hatta zorlasa da asi kızı babasına karşı direniyor ve Mersinli Uğur Özbizerdikle aşk yaşamaya başlıyor. 20 Mart 1981’de Çakıl Müzikholü’nde dillere destan bir düğün yapılıyor. Daha sonra ise sırasıyla oğlu Onur ve Onur’dan bir buçuk yıl sonra gülistan dünyaya geliyor. Yalnız Gülistan ne yazık ki engelli meydana geliyor ve bununla birlikte Uğur Özbizerdik’in yoğun iş seyahatleri ve Uğur Kılıç’ın özgür, kendine has yaşam tarzı daha fazla bir arada yürümüyor. 1984 BABALAR Operasyonuyla 5 yıl hapse mahkum edilen Dündar Kılıç’ ın da kızından iyice uzak kalmasıyla Uğur aykırı yaşama iyice alıştı. 90’ların hemen başında ülkücü mafya babası Alaaddin Çakıcı’yla ilişkiye başlayan Uğur  yine babasına ters bir evlilik yaparak 21 Mayıs 1991’de Çakıcı ile  evlendi.  Evlilikleri pek yolunda gitmedi ve hatta fısıltı gazetelerine göre karşılıklı olarak bribirlerini aldatıyorlardı. Zira bunun farkına varmış olacaklar ki 4 Kasım 1994’te tek celsede boşandılar. Aynı zamanda Civangate Skandalı patlak verdi ve Uğur Kılıç’ın günlük verdiği demeçler ikilinin arasını iyice gerdi.

http://www.gecmisgazete.com

Civangate Skandalı, 1990’lı yıllarda, Emlak Bankası eski genel müdürü Engin Civan ile müteahhit Selim Edes arasındaki suç ilişkisinin açığa çıkmasıyla patlak veren ve 1990’lı yılların ortalarında Türkiye gündemini uzun süre işgal etmiş olaydır. Bir yanda Özal’ın prenslerinden Engin Civan, diğer yanda ise zengin işadamı Selim Edes. Ve yeraltı dünyasının iki büyük ismi Dündar Kılıç ile Alaattin Çakıcı. Ve tahsil edilmeye çalışılan sekiz milyon dolar kara para.

19 Eylül 1994’te, saat 20:45’te, Şişli’de, Fulya’dan Mecidiyeköy’e uzanan Mehmetçik Caddesi üzerinde, içinde Engin Civan’ın olduğu, aynı zamanda koruması olan emekli komiser Savaş Karakaya’nın kullandığı otomobil içinde üç kişinin bulunduğu bir otomobil tarafından durduruldu. Daha sonra Alaattin Çakıcı’yla bağlantılı olduğu anlaşılan Davut Yıldız tarafından vuruldu. İlk anlarından itibaren medyanın ilgisini çeken saldırı daha sonra giderek genişleyerek, Özal Ailesi’nin de adının karıştığı bir rüşvet olayının aydınlanmasına neden oldu. Turgut Özal’ın prenslerinden biri olarak adlandırılan, daha önce devlete ait Emlak Bankası Genel Müdür Yardımcılığı, Denizcilik Bankası Genel Müdürlüğü ve Emlak Bankası Genel Müdürlüğü (1989-91) yapan Civan’ın itirafları doğrultusunda, 24 Eylül tarihinde Cinayet Bürosu’nda sorgulanan Selim Edes, 1985’te Emlak Bankası’na sattığı bir arazinin parasının tahsil edememesi üzerine, dönemin Engin Civan’a alacağının tahsili için rüşvet verdiğini itiraf etti.[5] Özal Ailesi’ne yakınlığıyla tanınan Selim Edes, bu girişimine rağmen parasını alamadı. Bunun üzerine Edes’in Civan’dan alacağını tahsil etmeleri için, Dündar Kılıç ve o dönemde kızı Uğur Kılıç’la evli olan, damadı Alaattin Çakıcı, “hatırlı kişi” olduğu iddia edilen Semra Özal’ın aracılığıyla devreye girdi. Dündar Kılıç’ın Silivri’deki yazlığında yapılan, Uğur Çakıcı’nın da tanık olduğu görüşmelerde taraflar anlaşamadı. Alaattin Çakıcı’nın talimatıyla harekete geçen Davut Yıldız, Mecidiyeköy’de pusu kurduğu Civan’ı otomobilinin içinde vurdu.

Bu yaşanan olayların ardından Çakıcı’yla boşandıktan sonra demeçler vermeye başlayan Uğur Kılıç şimşekleri üzerine çekmeye başlamıştı. Belki de Uğur Kılıç’ın katkısı ve ifadesiyle bu skandal açıklığa kavuşacaktı ve suçlular cezalandırılacaktı. Bunun yanısıra bir kadın emniyet müdürüyle ilişkisi olduğu söylenmesi üzerine babasının desteğini de kaybeden Uğur Kılıç açık hedef haline gelmişti. En sonunda beklenen oldu ve 20 Ocak 1995’te Çakıcı’yla görüşmek için ve Çakıcı’nın helikopteriyle gittiği Uludağ Kervansaray Otelinde , belki de barışacağı eski eşini beklerken Çakıcı’nın şoförü tarafından vuruldu ve orda yaşamını yitirdi. Ardında bıraktığı iki çocuk ve ilginç yaşam öyküsüyle Uğur Kılıç dönemin Türkiyesine ışık tutan farklı karakterlerden biri. Biz de bu vesileyle 29 yaşında vefat eden bu cesur kadını ölüm yıldönümünde anmış olalım.

http://www.gecmisgazete.com

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.