94. yıl dönümünde Vatanlarını terkedenlerin hüznü Türk – Yunan Nüfus Mübadelesi

30 Ocak 1923’te imzalanan ve 1927 yılına kadar olan süreçte uygulanan Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi, Türkiye ve Yunanistan tarihlerinde mevcut olan karşılıklı göç olaylarının en büyüğüdür. Birçok eleştiriye maruz kalan ve yoğun istişareler sonucu kabul edilen Mübadele antlaşması, Lozan Antlaşmasının görüşülmesi sırasında azınlıklar problemi dahilinde görüşülmüş ve kabul edilmiştir. Türkiye tarafının talebi olan Nüfus Mübadelesini tüm eleştiriler ve tartışmalar ışığında incelemek için bu talebi meydana getirebilecek olan ve süreci yönlendiren etkenleri incelememiz gerekir.

http://dehabertr.blogspot.com/2013/05/1923-turk-yunan-nufus-mubadelesi-nedir.html

Osmanlı İmparatorluğu Balkan Savaşlarından sonra Bulgaristan ile 1913 yılında bir mübadele antlaşması hazırlanmış ve sınırın iki tarafında da 15 km’lik bir alandaki Bulgar ve Türk vatandaşları bu mübadeleye dahil edilmişlerdir. Osmanlı İmparatorluğunda Yunanistan ile yapılacak olan bir mübadele 1914 yılında da gündeme gelmiştir fakat Yunanistan, yayılmacı ideaları üstünden Anadolu’da bir Rum nüfusunun var olmasını önemli gördüğü için reddetmiştir. Kurtuluş Savaşında zaten genç nüfusu az olan Türkiye Devleti mevcut tüm gençlerini asker altına almıştı, bunun karşısında sürekli yenilgi alan Yunan Ordusu da ordusunu takviye etmek için seferberlik ilan etmişti. Halk böyleyken savaşın sonunda iki devlette kendi uyruklarından olan nüfusa gerek ekonomik gerek de politik açıdan ihtiyaç duymuşlardı. Türkiye tarafından bakılınca on yıllardır imparatorluğu isyanlarla zayıflatan gayrimüslim azınlıklar devlet için potansiyel tehlike görülmüştü, aynı zamanda imparatorluk yapısından ulus devlet yapısına hızlı bir geçiş yapan Türkiye Anadolu’daki Rumları bir tehdit olarak görmüştür. Yunan tarafında da gerekli olan Nüfusun dışında, Küçük Asya faciası sonrası tüm istikrarı yok olmuş olan devleti ayakta tutmak için daha içine kapanık ve milli bir Yunanistan hayal edilmiş ve Rumların Yunanistan’a değer katacağı düşünülmüştü.

https://turkcetarih.com/yazi/nufus-mubadelesi-sozlesmesi-30-ocak-1923

Mübadeleye tabi tutulanlar arasında iki kesim bu antlaşmadan etkilenmemiş ve karşılıklı olarak yerlerini muhafaza etmişlerdir. Bunlar Batı Trakya Türkleri ve İstanbul Rumlarıdır. Bunun sebebi Türkiye tarafından Yunanistan’a bırakılması çok olumsuz etki yaratan Batı Trakya’da Türk nüfusunu canlı tutmak ve haklarını korumaktı. “Şükrü Kaya Bey’e göre işin en kötü yanı Batı Trakya Türklerinin mübadele dışı tutulmasıdır. Çünkü Yunanistan, Türkler üzerinde hali hazırda bir imha politikası uygulamaktadır. Bunun sonucu olarak orada bir tek Türk bırakılmayacaktır. Ayrıca İstanbul’daki Rumların mübadele dışı tutulmasının nedeni, Batı Trakya’daki Türkleri muhaceret tehlikesinden kurtarmak endişesidir. Bu her ne kadar tehlikeli bir fedakarlıksa da zorla göçe karşı da bir çareyi beraberinde getirmektedir. Batı Trakya Türklerinin göçe zorlanması durumunda İstanbul’daki Rumların buradan çıkarılarak cevap olanağı sağlanmış olmaktadır. Bu da mübadelenin olumlu yönüdür.” (Cevahir Kayam)

Mübadele içeriğinde en çok eleştirilen kısımların başında Karamanlılar gibi Türk uyruklu Ortodoksların ve Müslüman olan Yunan ahalinin milletlerine bakılmaksızın dinleri üstünden mübadeleye tabi tutulmalarıdır. Tarihçiler bu durumu Türkiye’nin Osmanlı’daki Millet Sistemi etkisinden çıkamadığı ve Türk Karaman Ortodokslarını dinlerinden dolayı dışladığını belirtirler. Sonuç olarak yüzyıllardır yaşadığı evlerinden kopan tüm mübadiller yüreklerinde öz vatanlarının özlemiyle geçmişe tutunmaya devam etmektedir.

 

Kapak Fotoğrafı / Cover Photo Credit:

https://tarihegitimi.blogspot.com/2016/05/yunanistan-ile-nufus-mubadelesi.html

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.