Türk Dizilerinde Cinsiyetçilik: Kadın ve Erkek Karakterlerin Rolü

Hemen hemen hepimiz düzenli olarak haftalık diziler izliyoruz. Bunların bazıları yerli, bazıları ise yabancı diziler oluyor. Sizler yerli ve yabancı diziler izlerken dizi karakterlerini kurgulayan insanların ne kadar cinsiyetçi bir zihniyetle bu karakterleri sizlere gösterdiğine dikkat ediyor musunuz? Ya da bunun farkında mısınız?

Örneğin, Türkiye’de çekilen ve seyirciye sunulan hemen hemen çoğu dizilerde çoğu kadın şiddete maruz kalan, dayak yiyen, hakarete uğrayan, sözlü ve fiziksel tacize uğrayan, eğitim ve iş konusunda eksik olan ve maalesef ki ezik ve pasif karakterleri canlandırıyor…

Fotoğraf: Marketing Türkiye

Marketing Türkiye’nin sunduğu istatistiklere göre, Türk dizilerinde ebeveyn rollerinin %79’u kadınlardan oluşurken, erkekler babalık rolünde görünmüyor. En kötüsü ise; dizilerdeki kadın karakterlerin her 3’ünden 1’i ev kadını ve ev içi sorumlulukların %92’si kadına ait.

Yerli dizileri izlerken maruz kaldığımız bir diğer sorun ise, ‘’kadın gibi olmak’’ gibi cahilce ve toplumun kadın nüfusunu aşağılayan bir ifadeye yer verilmesi.  Yalnızca kadınlar için değil, aynı zamanda erkekler için de hoş olmayan ve basmakalıp ifade ve davranışlar… Örneğin; erkeklerin %62’si agresif, %69’u ise kaba gösteriliyor. Maalesef ki bu durum aslında toplumumuzun da bilinçaltında var olan, bizlere daha çocukken aşılanmış olan erkek algısı… Kadınlar için ise; kadın karakterler ya duygusal (%80], uysal (%64) ya da hayalperest (%77) olarak topluma sunuluyor.

Fotoğraf: sözcü.com.tr

Bir erkeğin de bir kadının da karakterini cinsiyetine göre belirlemek ne kadar saçma ise, onların hislerini de cinsiyetine göre belirlemek o kadar saçma. Bir kadın da kaba ve agresif olabilir; bir erkek de duygusal ve uysal olabilir. Kadının kaba olması onu erkek gibi yapmıyorsa, erkeğin de duygusal olması yahut uysal olması, erkeği ‘’kadın gibi’’ yapmaz. Neden yapsın?

Maalesef ki, diğer bir yüzdelik dilim de şunu gösteriyor: Şiddet ve tehdit içeren sahnelerde erkekler %79 oranında,  ağlama ve hüzün içeren sahnelerde ise kadınlar %73 oranında… Maalesef ki bu oranlar kadınını pasif, ezik, yardıma muhtaç ve güçsüz gösterirken, erkekleri de kadına şiddet uygulayan, kaba saba ve agresif kişilikler olarak seyirciye sunuyor.

Türk dizilerinin oluşturduğu diğer bir kadın imajı ise; güçlü kadının kötü kadın olarak seyirciye lanse edilmesi…

Fotoğraf: Haberler.com

 

Özetle şunu söylemek istiyorum: günümüzde medya ve sosyal medya tartışılmaz derecede bir öneme sahipken,  topluma verilen mesajın da çok önemli olduğunu bilmek gerekir. Türk dizilerinin çoğu yurtdışında izlenmekte ve yurtışına satılmakta. Peki Türk dizilerini izleyen büyük bir kitleye neden toplumuzu bu kadar kötü ve kaba saba gösteriyoruz? yahut neden insanların kafasında pasif, ezik ya da kötü bir kadın algısı yaratıyoruz?

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.