Karadeniz’e gömülen insanlık, Struma Faciası

 

https://www.revolvy.com/page/List-of-maritime-disasters-in-World-War-II

II. Dünya Savaşı sırasında milyonlarca sivil katledilmiş, farklı etnik ve dini gruplar sistematik olarak yok edilmeye çalışılmış ve insanlık tarihinin en feci olayları bu dönemde gerçekleşmişti. Bu olayların bir tanesi de İstanbul’un dibinde Şile açıklarında 24 Şubat 1942 tarihinde gerçekleşen Struma Faciasıdır. 768 Yahudi Sivil ve 10 Bulgar mürettebatın hayatını kaybettiği bu faciada hayatını kaybedenler bugün 77 yıl sonra anılıyor.

1940 yılına gelindiğinde Nazi Almanyası Romanya ve Macaristan ile yaptığı ittifaklar sonucu Balkanlara dayanmış ve daha önce Polonya’da uyguladığı anti-semitik yasaları yürürlüğe koymuştu. Yahudi toplumun sistematik olarak yok edilmesi fikri Romanya’da da uygulanmış ve 4000 Yahudi Yaş şehrinde katledilmiştir. Bu olayın etkisiyle Romanya’da yaşayan zengin ve entelektüeller mevcut servetleriyle bir gemi kiralayıp Türkiye üstünden Filistin’e gitmeyi düşündüler ve 12 Aralık 1941 tarihinde Köstence Limanından Struma gemisi ile karanlık bir yolculuğa çıktılar. Geminin motorları ilk olarak açık denizde arızalanmış fakat yolcular topladıkları paralarla denizde rastladıkların bir geminin mürettebatına tamiri yaptırmışlardı.

https://www.wannart.com/olume-giden-bir-gemi-struma/

Struma eski ve motoru kuvvetsiz bir gemiydi aynı zamanda hayvanları taşımak için kullanılıyordu. Yolcuların kaldığı kamaralar aslında sonradan dönüştürülmüş ahırlardı. Bu derme çatma teknedeki ölüm yolculuğu ikinci sinyalini İstanbul açıklarında verdi ve motoru duran gemi Sarayburnu açıklarına demir attı. Almanlar elçileri yoluyla gemide salgın hastalık olduğunu ve Yahudi mültecilerin şehre alınmaması gerektiğini Türk yetkililere bildirdi. Aynı zamanda Almanya’nın düşmanı İngiltere’de geminin İstanbul’a yanaşmaması için Türkiye’ye baskı yaptı çünkü Yahudilerin Filistin’e göçmesi ile oradaki manda yönetiminin zayıflayacağını ve bu durumdan etkilenen tüm Yahudilerin Filistin’e göçerek Orta Doğu’da bir krize yol açacağını düşünüyordu. Türkiye ise savaşa hiçbir şekilde karışmamak için Yahudileri ülkeye kabul etmiyordu. Bu bekleyiş içinde Türk Yahudi Cemaati ve Kızılay günlerce gemiye erzak yardımı yaptı. Simon Brod ve Rıfat Karako isimli Yahudi önderler Türkiye’de farklı yerlerde temaslarda bulunup mültecilerin şehre kabulunu talep ediyorlardı.Bu arada Vehbi Koç’un uğraşları ile gemide bulunan bir Amerikan Petrol Firması müdürü ile kanaması olan hamile bir kadın şehre kabul edildi.

https://onedio.com/haber/umuda-dogru-ciktigi-yolda-yuzlerce-insana-mezar-olan-gemi-struma-459263

Romanya’nın da vapuru ülkeye kabul etmeyeceği bildirilince Türkiye daha fazla sorumluluk almak istemedi ve vapurun demir halatını keserek römorklarla Karadeniz açıklarına kadar çektirdi. Struma artık 769 umutsuz yolcu ile Karadeniz’de sürükleniyordu. 24 saat geçmedi ki yolcular bir patlama ile uyandı. Bir anda ne olduğu bilinmeden gemi patlama ile beraber batmaya başladı. Gemiden sadece David Stoliar isimli bir genç kurtuldu. Olayın sorumlusunun Türkiye olduğu yıllarca iddia edildi ve asıl sorumlu hiç ortaya çıkmadı. Ta ki 70’lerde Rus arşivlerin çıkınca öğrenildi ki bir Sovyet Denizaltısı olan Sc-213, Karadeniz’e çıkan tüm gemileri vurma emrine uyarak Struma’yı batıran torpidoyu ateşlemişti. Struma’nın batırılması arşivlerde şöyle yer aldı:

“Sc-213 denizaltısı … 24.2.1942 sabahı korumasız vaziyetteki düşman gemisi Struma’ya rastladı … Gemi 1118 metreden başarıyla torpidolandı ve batırıldı … Genç subaylar … Gemi Komutanı ve astsubaylar … ve torpidoyu ateşleyen Kızıl Filo denizcileri … cesaret örneği sergilemişlerdir.”

https://www.aquarius-divingtenerife.com/nl/sc-213-submarine/ 

Struma’yı batıran Sovyet Denizaltı

 

 

Kapak Fotoğrafı: https://twitter.com/halicpostasi/status/702561207723630592

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.